Kısaca Hac Vazifesi

Hac; yüce dinimiz İslam’ın bir özetidir. Rabbimizin emrine itaatin en güzel ifadelerinden biridir.

Hac; Kabeyi ilk kez inşa eden Hz. İbrahim’den sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed’e kadar bütün Peygamberleri kabul etmektir. Onların çağrılarına kulak vermektir.

Hac; peygamberlerin mücadelelerine şehadettir. Tarih boyu tevhidin tükenmez sesine eşlik etmek, bu yolda “Lebbeyk” demektir.

Tüm insanlığı bir bütün halinde Allah’ın huzurunda eşit görmektir.

Hac; Yüce yaratıcıyla sözleşmektir. Tüm benliğimizle Allah’a koşmaktır.

Hac, arınmaktır. Kalplerimizdeki bütün kirlerden soyutlanmayı amaçlamak, yalnızca O’nun sevgisini talep ettiğimizi haykırmaktır.

Hac; bir öğretmendir. Bizlere bütün canlılara saygıyı öğretir. Yaratılan her şeyi sevmeyi, hiçbir canlıya zarar vermemeyi öğretir.

Hac; kendimizle barışmaktır. Yanlışlarımızla yüzleşmek, eksiklerimizi tamamlamak için önemli bir fırsattır.

Hac; ümmet şuurunu pekiştirir. Müminlerin birbirleriyle maddi, manevi, kültürel, iktisadi ve siyasi birlikteliğini hatırlatır. Mümin kardeşimizle aynı amaç için yürümeyi, omuz omuza hareket etmeyi öğretir.

Hac; Kıyamet Günü’nün provasıdır. Tek renge bürünmüş insanlar bütün farklılıkları bir kenara bırakarak Allah’ı takdis ederler.

Bütün bu özellikleriyle Hac sadece bedenen yapılan bir ibadet değil, birçok önemli maksadı ihtiva eden bir arınmadır. Kendisi için niyet eden inananları bir bilince ulaştırmayı amaçlar.

Bu sebepledir ki Hac, İslam’ın beş esasından biridir.

Bu ibadet binlerce yıl önce Rabbimizin Hz. İbrahim’e: “İnsanlara Haccı ilan et…” buyruğu ile başlamıştır. Ve bu güzel ibadeti bizlere Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sas) bizzat uygulayarak öğretmiştir.

Erkek-kadın fark etmeden imkanı olan her Müslümanın ömründe bir kere yapmasının farz olduğu Hac, ibadetler bütünüdür.

İhram, Mikat, Tavaf, Say, Vakfe, Müzdelife, Mina ve Şeytan taşlamadan oluşan farklı bir ibadettir.

Hac ibadeti, cennete açılan fiili duanın ifadesidir.

Haccın kelime manasını incelediğimizde çok eski bir Sâmî tabir olup İbranice’den başka Ârâmîce’de ve Sâbii dilinde de bulunmaktadır. Kelimenin asıl anlamının “bir şeyin etrafında dönme ve dolaşma ” olduğu, daha sonra bayram mânasını kazandığı anlatılır. Arapça’da “gitmek, yönelmek; ziyaret etmek” anlamlarına gelmektedir. Fıkıh terimi olarak imkanı olan her Müslümanın belirlenmiş zaman içinde Kâbe’yi, Arafat, Müzdelife ve Mina’yı ziyaret etmek ve bazı dini görevleri yerine getirmekle yapılır. Bu ibadeti yerine getirenlere Arapça’da hâc, Türkçe’de hacı denir.