Sevr dağı nerededir ve önemi

Peygamber Efendimizin hayatında önemli yerlerden birisi de Sevr Dağı’dır. Hac ve Umre ibadetini yerine getirmek için Mekke’ye gelen ziyaretçiler, Kâbe’ye yaklaşık 4 km olan bu dağı da ziyaret etmektedir. İrili ufaklı birçok tepeden oluşan Sevr Dağı, uzaktan şekil itibarıyla boğayı anımsattığından, Mekkeliler tarafından “Sevr” adı verilmiştir. Sevr Dağı’nda irili ufaklı birçok mağara bulunmaktadır. Bu mağaralardan birisi olan Sevr Mağarası, Peygamber Efendimizi bağrına bastığından bizim için önem arz etmektedir.


Sevr dağı nerededir ve önemi SEVR DAĞI’NIN ÖNEMİ

2’si kadın 70’i aşkın Müslüman Akabe’de Peygamberimiz ile görüşürler. Kayıtsız şartsız itaat edeceklerine ve canları gibi koruyacaklarına söz vererek O’nu ve zulüm altındaki Mekkeli Müslümanları Medine’ye davet ederler. Ardından Peygamberimiz, Mekkeli mazlum Müslümanlara hicret izni verir. Peygamber Efendimiz ise aziz dostu ve ilk Müslüman Hz. Ebubekir’le birlikte Medine’ye hicret etmek üzere gizlice Mekke’den ayrılırlar. Peygamber Efendimizi öldürtme kararı alan Mekke yönetimi, evini kuşattırdıkları gece, kendisini bulamaz ve yola düşerler. Efendimiz ve Hz. Ebubekir, kendilerini takip edeceklerini bildiğinden yanıltmak için aksi yöndeki Sevr Dağı’na gelirler ve zirvesindeki mağaraya sığınarak 3 gece burada kalırlar. Mağaraya kadar gelen suikastçı düşman takipçiler amaçlarına ulaşamazlar.

Sevr-dagi-nerededir-ve-onemi.jpg

Kur’an-ı Kerim’in Tevbe Suresi’nin 40. Ayeti’nin açıklamasına göre ölümle uç uca geldiklerinde korkuyla hüznü bir arada yaşayan Hz. Ebubekir’e Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:

‘’La Tahzen! İnnALLAHe-l meana!. (Üzülme, Şüphesiz Allah bizimle beraberdir.”)

Peygamberler, Allah tarafından seçilmiş en yüce insanlardır. Böyle olmakla birlikte diğer bütün Peygamberler gibi Sevgili Peygamberimiz de (s.a.v) alaya alınmış, tehdit ve işkencelere maruz kalmış ve suikastlara uğramıştır. Ama O, Rabbinin emirleri gereğince sabır göstermiş, ümidini yitirmemiş, savaş dahil bütün atılımları yapmıştır. Şanlı Peygamberimizin çektiği bütün ıstıraplar, değişik siyasi, iktisadi ve kültürel baskılara, hapis ve suikastlara maruz kalabilecek Müslümanlara, tabii şartlar içinde örnek olabilmek içindir. İlahi hikmet budur. Bilinmesi gereken bir diğer hakikat de şudur; Allah’ın yardımı Hicret, Bedir ve Hendek örneklerinde olduğu gibi yapılabilecekler yapıldıktan ve bütün çarelere başvurulduktan sonra gelir.