Ramazan ayı ve orucun önemi

İslam Dini’nin yüklediği ana ibadet görevlerinden biri oruçtur. Oruç Allah’ın emridir. Bu sebeple müminlere farz kılınmış ana ibadetler olan namaz, zekat ve hac gibi oruç ibadeti de yalnız yüce Allah’ın emri olduğu için tutulur.


Ramazan ayı ve orucun önemi Kur’an-ı Kerim’de “Ramazan ayı, insanlara hidayet olan, doğru yolun ve hak ile batılı ayırt eden hükümlerin nice açık delilleri olan Kur’an’ın indirildiği aydır. Öyleyse içinizdeki kim o aya erişirse onu (orucunu) tutsun” diye buyurmaktadır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V) ise orucun ve Ramazan’ın önemini şu şekilde anlatmaktadır: “Şanı yüce olan Allah, Ramazan orucunu size farz kıldı. Ben de size Ramazan’ın gece ibadetini teravih namazını öğütleyip emrettim. Her kim orucun Allah’ın emri olduğuna, teravihin de benim sünnetim olduğuna iman ederek ve mükâfatımı alacağına inanarak orucunu tutar, teravih namazlarını kılarsa günahlarından temizlenmiş, anasından doğduğu gün gibi pak olmuş olur.”

ORUCUN FAYDALARI

Allah’ın bütün emirleri ve yasakları, insanlar için bir rahmet olduğundan onların, bedeni, ruhi, ahlaki ve içtimai faydaları çoktur. Oruç, müminin iradesini güçlendirir ve onu İslami çizgide yaşatacak dirayete ulaştırır. Ahlaki güzelliklerin ve başarının temel prensiplerinden biri olan sabrın gelişmesini, insanoğlunun sabır sınırlarını açan feyizli bir ibadettir. Oruçla sabır arasındaki yakın alaka nedeniyle Peygamberimiz “Oruç sabrın yarısıdır” diye buyurmuştur. Oruç, müminlere menfaat beklemeden Allah için iş yapma imkanı sunar. Oruç, insana, hayatın yalnız yeme-içme, bencil duyguları ve cinsel arzuları tatmin etme felsefesine dayanmadığını öğretir. Oruç gösteriş ve çıkar duygusu karıştırılmadan yalnızca Allah için yapılan bir ibadettir. Oruçla ilgili olarak şöyle buyurur:

ramazan-ayi-ve-orucun-onemi-.png

“Oruçlu, nefsi bir amaca yönelmeyeceği-yönelemeyeceği için oruç ancak benim rızam için tutulabilir. Bu sebeple onu ancak ben takdir edip armağanlandıracağım. Çünkü kulum benim için, cinsel eylemini ve yeme içmesini bırakmıştır.”

Yardımlaşma duygularını geliştiren oruç, zengin müminleri ruhen fakirliğin sınırlarına çeker ve sosyal adalet fikrini insanların kalplerine işler. Oruç, ruhen olduğu kadar insan metabolizması için de faydaları bir hayli fazladır. Vücudumuzun dolaşım, sinir ve sindirim sistemleri üzerinde de dinlendirici ve şifa bahşedici tesirleri olan oruç için Peygamber Efendimiz, “Oruç tutunuz ki sıhhat bulasınız” diye buyurmuştur. Oruç sadece yeme-içmeme olarak algılanmamalıdır. Oruç bütün organlara tutturulmalıdır. Oruç ibadetini yerine getiren mümin, kırıcı davranışlardan, argo sözlerden ve kalp kırıcı çekişmelerden uzak durmalı, göz ve kulak gibi vücut organlarıyla harama bulaşmadan orucunu tutmalıdır.