Hac nedir? Hac nasıl yapılır?

Kabe, Mekke çevresi ve diğer kutsal toprakların belirli zaman aralığında Müslümanlar tarafından ziyaret edilmesi anlamına gelen Hac, İslam’ın şartlarından biridir.


Hac nedir? Hac nasıl yapılır? Hac, Allah'ın rızasına erdiren ve Ümmet birliğini gerçekleştiren mali, bedeni ve evrensel bir ibadettir. Hac; yer yüzünde Allah'a ibadet edilen ilk ma'bet olan ve 14 asırdır milyonlarca mü'minin, bedenleri ve ruhları ile yöneldiği Kabe'mizin varlığı sebebiyle emrolan bir ibadettir. Hz. İbrahim'in vahiy ürünü öğretisiyle Allah'ı bir sayan insanlar için görevleştirilmiş olan Hac, Hz. Muhammed aracılığıyla özgün yapısına dönüştürülerek Kıyamet Günü'ne kadar geçerli kılınmıştır.

HACCIN GÖREVLERİ NELERDİR?

Şevval ve Zilkade ayları ile Zilhicce ayının ilk 10 günü Kur’an-ı Kerim’le belirlenmiş Hac mevsimidir. her yıl milyonlarca Müslüman tarafından gerçekleştirilen bir ibadettir. Kur’an-ı Kerim’in Hacla ilgili ayetlerinde ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in bu ayetler doğrultusunda yaptığı Veda Haccı uygulamalarına göre ana hatlarıyla Hac, şu görevlerden oluşmaktadır: İhramlanma, Arafat ve Müzdelife’de vakfe, Şeytan sembollerini taşlama, Kurban kesme ve traş olma, Kabe’yi Tavaf etme, Safa ve Merve arasında Sa’y etmek.

Bu görevlerin tamamının yapılması durumunda Hac görevi gerçekleştirilmiş olur. Hac ancak yapıldığı ve yaşandığı zaman kavranacak, ruhları yürüten, melekleştiren ve Allah’ın rızasına erdiren bir ibadettir. Peygamberimiz, haccın bu görevlere harfiyen uyularak yapılması halinde müminlerin günahlarından arınacağını şöyle açıklamıştır: “Bir kimse Allah için hacceder, (haccı sırasında) kötü sözlerden ve günah işlerden uzak kalırsa O, anasının onu doğurduğu günkü kadar temiz ve günahsız olur.”

1- İhramlanma

Haccın temel görevlerinden olan İhramlanma, bedenen farklılıkları yansıtan elbiselerden arınmak, kalben niyetlenmek ve dilde telbiye çekmektir. Elbiseler, ayakkabılar ve başlıklar çıkarılır. Hacı adayları, iki parçadan oluşan beyaz ihram giysisine bürünürler. Arkadan topukları, önden de ayak parmakları açıkta bırakan bir ayakkabı veya terlik giyilir. Kadınlar ise ihramlanmak için; dikkat çekmeyecek şekilde sade ve renksiz elbiseler giyinirler. Özel ve sade ihram giysilerine büründükten sonra hacılar, Mikat sınırında veya bu sınıra yakın bölgelerde iki rekat namaz kılarlar. Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’de ihram yasaklarıyla ilgili şöyle buyurmuştur: “Hac bilinen aylar; Şevval, Zika’de ve Zilhicce aylarıdır. Kim o aylarda hac yapmayı kararlaştırırsa (ihramlanırsa) artık onun Refes’ten (cinsel sözler ve ilişkiden) Füsuk’tan (Allah’a isyan nitelikli bütün işlerden) kaçması gerekir. (Hac döneminde yapacağınız maddi yardımlarınız, güzel konuşmalarınız gibi) hayırlarınızı Allah bilir. Hacda ihtiyaç duyacağınız maddeleri edinin. Çünkü hazırlıklarınızın halinize en uygun düşecek olanı dilenmekten korunmak / Allah’a karşı kulluk bilinciyle dolmaktır. Ey akıl ve gönül birlikteliğini kurmuş olanlar; yalnızca benim yasalarıma aykırılıktan korunun.”

2- Mina’da konaklama

Mekke, yeryüzünün kendisiyle oluşuma başladığı şehirlerin anası olan kenttir. İnsanlığın toplumsal hayatın başladığı ilk mabed olan Kabe’nin kendisine kuruluğu şehirdir. Arafat ve Mina ise Mukaddes Mekke’nin sınırların Hz. İbrahim’le çizilmiş bölgeleridir. Hz. Adem’le Havva yeryüzü hayatına Arafat’ta, İblis de Mina’da başlamıştır. Haccın mekan boyutu Mekke’yle, onun Arafat-Mina-Kabe çizgileriyle çerçevelenmiştir. Hacı, Zilhilcenin 8. Gününde Mina’ya gider. Mina, Hz. Peygamberimizin Medineli ilk müminlerle gizlice yaptığı ve Hicret kararını aldığı Akabe Görüşmelerinin yapıldığı yerdir. Hacı o günün öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarını Hz. Peygamber’in yaptığı gibi farzları kısaltarak ve de mümkünse cemaatle kılar. 9. günün sabah namazını kıldıktan sonra Arafat’a doğru yola çıkar.

3- Arafat ve Müzdelife’de Vakfe

Peygamber Efendimiz, Kur’an-ı Kerim doğrultusunda “Hac Arafe günü Arafat’da Vakfe’dir” diye buyurdukları için hacı, haccın en temel rüknu olan Arafat vakfesiyle şartlanmıştır. Haccın esaslarından birini ve zamanı belirli olduğu için en kuvvetli farzını oluşturan Vakfe, Arafat’ta bulunuştur. Arafe günü Arafat sınırları içine giren kişi Haccın ana farzlarından birini yapmış olur. Ancak Arafat Vakfesi dediğimiz bu bir an için olsun Arafat’ta bulunuş olma görevinin öğle vaktinden akşam güneşin batışına kadar sürdürülmesi de vaciptir. Arafat’ta öğle ile ikindi namazı vaktinde bir ezan ve iki ikametle kısaltılarak; ikişer rekat olarak ard arda kılınır. Bu namazlar, tek tek kılınabilirse de cemaatle kılınmaları daha sevaplıdır. Her an abdestli olmaya özen gösterilerek Arafat’ta gün boyu ibadet edilir. Hacılar, Zilhiccenin 9. Arafe günü Arafat’ta bulunmak ve oradan Müzdelife-Mina’ya geçmek ve Mescid-i Haram’da karar kılmak üzere Mekke’ye yönelirler. Arafat vakfesinden sonra Hacı, güneşin batışı ile birlikte Kur’an’ın emri gereği ve onun istediği şekilde Arafat sınırlarını aşıp Müzdelife’ye gelir. Müzdelife Arafat vakfesinden sonra hacıların geleceği yerdir. Hacılar, Müzdelife’ye gelip konakladığında akşamla yatsı namazlarını birlikte, kısaltarak ve mümkünse cemaatle kılar. Yakın çevrede okunmamışsa bir ezan okunur, akşam namazı ikamet alınarak üç rekat olarak kılınırken yatsı namazı ikamet alınarak iki rekat olarak kılınır. Peygamber Efendimiz’in uygulaması da bu şekildedir. İstenirse Vitir namazı kılınabilir. Müzdelife’de gece daha çok istirahatla geçirilir.Geceyi Müzdelife sınırları içinde geçiren Hacılar, sabah namazını erkenden kılıp Güneş doğmadan Mina’ya doğru yol alır. Mina, Şeytan taşlama, kurban kesme, bayram günlerinde konaklama gibi hac ibadetlerinin yapıldığı yerdir.

4- Şeytan Sembollerini Taşlama

Artık Kurban bayramının birinci günü başlamıştır. Müzdelife’den Mina’ya gelen hacı doğrudan veya bir süre dinlendikten sonra büyük şeytan sembolü olan Cemre-i Akabe’ye gelerek 7 taş atar. Bu birinci gün sadece Cemre-i Akabe taşlanır, küçük ve orta şeytan sembolleri taşlanmaz. Remy-i Cimar, denilen şeytan sembollerini taşlama vacib görevdir. Kurban bayramının ikinci ve üçüncü günleri öğle ile akşam güneş batımı arasında sırasıyla küçük, orta ve büyük şeytan sembollerine tek tek yedişer taş atılır.

5- Kurban kesme ve traş olma

Birinci gün Cemre-i Akabe’nin taşlanmasının ardından temettü ve kıran haccı yapanlar vacip bir görev olarak kurban keserler. Av hayvanları dışındaki hayvanları ihramlılık halinde kurbanı bizzat kesebilecekleri gibi vekalet vererek de kestirebilirler. Kur’an’ın emri olduğu için hacılar, kurban etinden yerler ve yedirirler. Kurban kesildikten sonra saçlar dipten kesilerek veya bir parmak boğumu kısaltılarak traş olunur. Bıyıklar kısaltılıp kotluk altı ve etek bölgesi uzantıları da giderilir ve böylece ihramdan çıkılır.



6- Kabe’yi tavaf etme

Hacılar, asıl büyük zikir olan tavaf için Mescid-i Harama iner. Haccın farz görevlerinden biri olan Tavafı yapmak için Kabe’ye yönelir. Hacılar, Kabe’yi görünce kabul olunacağı inancıyla kişi dilediği şekilde dua edebilir. Özel istekli bir dua yapılmayacaksa veya yapıldıktan sonra Hz. Ömer’in yaptığı gibi şöylece de dua edilebilir: “Allâhümme Entes-selam ve minkes-selam. Feheyyina Rebbena bis-selam.” (Manası: Allah’ım! Güvenlik sendedir. Güvenliğe erdirecek olan da ancak Sensin. Ey Rabbimiz! Bizi güvenlik içinde yaşat; bizi güvenlik yurdu olan Cennet’le selamla.) Haccı, tavaf ederken, bulunduğu köşenin özel bir çekim merkezi olduğu bilinciyle Hacerul-Esved’i selamlar. Hacı tavafında Remeli de unutmaz. Remel erkeklere özgüdür ve Tavaf’ın ilk üç dönüşünde güç gösterisinde bulunma amacıyla sağ omuz açıkta koşarımsı adımlarla yürümektir. Tavafın ardından hacı tavaf namazını Makam-ı İbrahim’de kılmaya özen gösterir.

7- Safa ve Merve arasında Sa’y etmek

Tavaf namazından sonra hacı, Safa ile Merve arasında Sa’y yapmak için Safa’ya gelir. Koşmak hızlı yürümek anlamına gelen sa’y terim olarak; hac ve umrede Kabe’nin doğu tarafındaki Safa Tepesi’nden başlayarak Merve’ye dört gidiş, Merve’den Safa’ya üç dönüş olmak üzere bu iki tepe arasındaki gidiş-gelişe denir. Sa’y Peygamber Efendimiz’in yaparak örneklendirdiği bir hac görevidir. Hacı, bu görevini yapmak için Safa tepeceğine gelir ve Sa’ye başlar. Rabbini bilerek, yücelterek, övgüler sunarak anan hacılar, dua ederler. Sa’yin Safa’dan gidiş ve Merve’den dönüş başlangıcında Müşterek Zikirler’in okunması sünnettir. Bu dualar veya benzerlerinin yapılması ise Sa’y’in bereketini arttırır. Sa’y yaparken Kur’an okunabildiği gibi farklı zikirler de yapılabilir. Safa ve Merve’ye her ulaştıklarında Bakara suresinin 158. ayeti kerimesi olan "İnnes - Safee vel Mervete min şeaairillah. Femen haccel Beyte evi-ı-temera felaa cünaaha alayhi en yeddavvefe bihimee ve men tedavvea hayran Fe innAllahe şeekirun aliim" (Şüphe yok ki, Safa ile Merve Allah'ın koyduğu nişanlardandır. Her kim Beytullah'ı ziyaret eder veya umre yaparsa onları tavaf etmesinde kendisine bir günah yoktur. Her kim gönüllü olarak bir iyilik yaparsa şüphesiz Allah kabul eder ve (yapılanı) hakkıyla bilir.) ayetini okuyan hacılar, Allah’ı hatırlatan bu iki tepe arasında 7 kere gidip gelirler.